PAZARLAMANIN HEDEFİ
Pazarlamanın temel amacı, hedef müşterilerinizi eyleme geçirip sizden satın almalarını sağlamak olduğuna göre, insanlara ilettiğiniz temel pazarlama mesajınızın ne denli kalıcı olduğu, sizin satış performansınızı etkileyecektir. Bu son söylediğime bazı kimseler şöyle bir eleştiri getirebilir: “Pazarlamanın amacı sadece tüketiciyi eyleme geçirmek değildir… İmaj amaçlı pazarlama diye bir şey de vardır.” O zaman benim de onlara söyleyeceğim şey şudur: İmaj amaçlı pazarlama parayı çöpe atmaktan başka hiçbir şey değildir. İmaj amaçlı pazarlama, reklam şirketlerinin firmaları farklılaştıracak elle tutulur fikirleri olmadığı zaman uydurdukları palavradan başka bir şey değildir. Pazarlamanın temel amacı, şirketinizi ya da ürününüzü farklılaştırarak ve tüketicinin fiyat hassasiyetini azaltarak onları satın alma yönünde eyleme geçirmektir. Nokta.
İşte, kitlelere vereceğiniz mesajın ‘kalıcı’ olup olmaması bu aşamada kritik bir rol oynar. Kalıcı bir mesaj, sizin pazarlama çabanıza müthiş bir katkı yapar ve ayrıca da kaldıraç görevi görür. O zaman şu soru tüm şirketler için en temel mesele olur: Acaba piyasaya vereceğim pazarlama mesajını nasıl ‘kalıcı’ hale getirebilirim? Çünkü aldığımız mesajların çoğu buz üstüne yazılmış yazı gibidir. Buz erir, yazı gider. Oysa bazı mesajlar inanılmaz yapışkan, inanılmaz kalıcıdır. Mesela atasözleri. Üzerinden yüzyıllar geçmiş olmasına rağmen hâlâ güncelliklerini korurlar. Örneğin “eldeki bir kuş, daldaki iki kuştan iyidir” gibi.
Bu atasözü bize ait bir atasözüdür. Ama işin enteresan tarafı aynı atasözü İngiltere’de de çok yaygındır: “A bird in the hand is worth two in the bush.” Anlam olarak “Dimyat’a pirince giderken eldeki bulgurdan olmayalım” atasözüyle çok benzer mesajlar iletir. Yılların birikiminin bir tek cümlede anlatan mesajlardır bu atasözleri. Ya da İspanyol yazar Cervantes’in tanımıyla “uzun yılların deneyiminden çıkarılmış kısa cümlelerdir.” Ve bunlar zamanın sınavını başarıyla geçmiş, ‘kalıcı’ olabilmiş mesajlardır.

28 views